Câhiliye devri zihniyetine göre, bir yanda düşünen özne, yani devrimci teoriyle donanmış parti vardı, öte yanda da üstünde düşünülen nesne, yani bilisiz yığınlar vardı. İşçiler, içinde bulundukları köreltici koşullardan ötürü kendi kendine devrimci bilince ulaşamazdı. O hâlde, kutsal bilgiye vâkıf parti, işçilere dışarıdan bilinç taşımalıydı. Oysa Marks’a göre, devrimci bilincin […]
Devamını Oku